Hastalık ve Sağlık: Kutsal Kitap Ne Diyor?
Hıristiyanlar ve Mesih imanlısı olmayanlar aynı dünyada yaşıyorlar. Hıristiyanlar, Mesih imanlısı olmayanlar gibi sorunlar ve zorluklarla karşı karşıya kalır, fiziksel ve duygusal acıyla mücadele ederler. Ama iki grup bu sorunları farklı bir şekilde değerlendirirler. Bu kısa makale uzun ya da geçici bir süre, grip ya da kanserle mücadele eden imanlılara hastalıkları doğru bir şekilde değerlendirmek için yardım etmek için yazılmıştır.
Hastalıkları doğru bir şekilde değerlendirmek için Kutsal Kitap’a dayanan teolojinin bir kaç kolunun iyi bilinmesi gerekir. Kutsal Kitap’a göre hastalığı doğru bir şekilde anlayacaksak; genel vahiy, müşterek lütuf, insan bilimi, yaratılış, kurtuluş ve gelecek olaylarla ilgili teoloji kolların katkısına başvurmak gerekir.
Tanrı’nın insanı kendi benzeyişi olarak yaratmasının çok önemli teolojik sonuçları vardır. İnsan Tanrı’nın benzeyişine sahip değildir kendisi Tanrı’nın benzeyişidir; bu benzeyiş kavramında hem insanın madde hem de madde olmayan unsurları vardır. (Yar 1:26-28; Mez 8; Yar 9:6; Yak 3:9). İnsan seçebilir, More >
Pazar Mesajı: Tanrı Örneğimizdir.
Biliyoruz ki, Tanrı ‘yı sevenler için “her şey”, iyiliğin işbirliğine yarar.
Madem ki, benzeyişine uygun olarak yaratıldığımız, örnek Tanrı’dır. Bu örneği izlemeye bakın. Siz Hıristiyansınız ve adınızla insan saygınlığınızı beyan etmektesiniz. Bu yüzden de insan olan Mesih’in, sevgisinin izleyicilerisiniz.
İyiliğinin zenginliklerini düşünün. Beden alarak insanların arasına gelmek üzereyken, önce tövbenin habercisi ve öğretmeni olan Yahya’yı gönderdi ve Yahya’dan önce de tüm peygamberleri. Öyle ki insanlara kendilerine gelmeyi, doğru yola dönmeyi ve daha iyi bir yaşama geçmeyi öğretsinler.
Biraz sonra kendi geldiğinde, şahsen ve kendi ağzından şunları beyan etti: “Ey bütün yorgunlar ve yükleri ağır olanlar! Bana gelin, ben sizi rahatlatırım” (Mat. 11: 28). Bu yüzdendir ki, sözlerine uyanlara, günahlarının affını bahşetti ve onları rahatsız edenden kurtardı. Söz onları kutsadı. Ruh sağlamlaştırdı. Eski insan sulara gömüldü ve lütufla çiçek açan yeni insan oluştu.
Sonra neler oldu? Düşman olan dost oldu. Yabancı olan oğul oldu ve inançsız olan, kutsal ve dindar oldu.
İyi Çobanın, Rabbin bize verdiği örneği izleyelim. İncil’ e bakalım ve onlardan yansıyan ilgi ve More >
Siyaset: Kutsal Kitap Ne Diyor?
Her bir imanlı iki ‘krallığın’ vatandaşıdır. Kendisi hem ‘göğün vatandaşı’dır (Flp 3:20) hem de bir ülkenin vatandaşıdır. Her iki ‘krallık’ta imanlının ayrıcalıkları ve sorumlulukları/yükümlükleri var.
Özellikle insan bilimi, kurtuluş bilimi, günah bilimi ve gelecek şeylerle ilgili teolojisi dahil, teolojinin her öğretisi imanlının, hükümetin rolü, imanlının katılımı hakkında Kutsal Kitap`a dayalı bir görüş oluşturması için yardımcı olur.
Günahlı ve bencil insan kendi çıkarını kovalar, gerekirse kendi isteğine zorla ulaşır. Devletin işlevlerinden biri günahı denetlemektir. Ayrıca insanın kendi çıkarını elde etmek için gücü kötü kullanma eğilimi ‘minimal’ anlamda güçlü bir devlet gerektirir. Böyle bir devlet hem özgürlüğü, hem de hukuk ve sorumluluğu bir denge içersinde tutar. İnsanın günahını inkar eden ya da hafife alan her hangi bir devlet felsefesi reddedilmelidir. Hem devlet hem de insanlar denetlenmelidir. İnsan Tanrı’nın ‘benzeyişi’ olduğu için seçme yeteneğine sahiptir. Kendisi yasaya boyun eğme konusunda sorumlu tutulabilir, yasayı bozduğunda cezanlandırılabilir. İnsanın seçme yeteneğini reddeden, hafife alan ya da hor gören her devlet felsefesi reddedilmelidir. Doğru bir hükümet vatandaşlarının hem sorumluluklarını hem de haklarını tanır. Hükümetler insanın haklarını korur ve onları adaletin koyduğu sınırlar içerisinde yaşamak için sorumlu tutar. Tanrı dünyayı yaratırken ‘kural’ ve ‘hiyerarşi’ içerisinde yarattı, örneğin insanlığın yaratılış üzerindeki kahyalığı. Yani ‘hükmetmek’ kötü bir şey değil; More >
Eyüp: Suç ve Ceza
Tanrı: ‘Benim kuluma bak! Ne kadar iyi bir adam değil mi? Bana iman ediyor, doğru yaşıyor. Tanrı korkusu nedir bilir.’
Şeytan: Olur mu? Doğru olabilir ama bu doğruluk ‘doğru’ değil. Bu adam sadece kendi çıkarları için doğru davranıyor. Sen onu kutsayarak aptal gibi davranıyorsun. Ben bilirim bu adamı! Sen onun elinden ne varsa al, seni bırakır, hatta daha da ötesi senin düşmanın olacak. Hodri meydan!
Tanrı: Buyur bakalım. Ne yapmak istersen, yap. Sana belli bir yere kadar izin veriyorum. Canına dokunma ancak. Bakalım kim haklı çıkacak, sen mi ben mi?
EK BİLGİ: (Tanrı ve Şeytan mahkemede karşı taraflar. Şeytan savcı, Tanrı davalı ve Tanrı’nın yaptıkları ve planları sorgulanıyor, Tanrı suçlanıyor. Ve Eyüp Tanrı’nın tek tanığı! Maalesef Eyüp’ün kendisi de davalı ve Tanrı’nın savcı ve yargıç olduğunu düşünüyor. Eyüp’ün “üç dostu” ise Tanrı’nın yargıç, Eyüb’ün ise suçlu olduğunu düşünüyor)
3 Dost (Eyüp’e hitaben): ‘Sizin durumunuz belli efendimiz. Sıkıntı içindesiniz, acı çekiyorsunuz. Hepimiz Tanrı’nın mutlak yetkili, adil olduğunu biliyoruz. Her zaman belli bir prensibe göre davrandığını da. Doğru davrananları ödüllendirir, günah işleyenleri cezalandırır. İstisna yoktur. Madem sıkıntı çekiyorsunuz, demek ki günah işlediniz ve Tanrı sizi cezalandırmaktadır. Ama hamd olsun çözüm kolay: mümkün olduğu kadar, aklınıza gelen her tür günahınızı itiraf edin, Tanrı bir daha sizi kutsar, siz de eski zenginliğine kavuşursunuz.
EK BİLGİ: Eyüp bunu yapsaydı, Şeytan mahkemeyi kazanırdı. Çünkü Eyüp’ün davranışı, bilgisine karşı bir davranış olurdu, isteğin nedeni Şeytan’ın iddia ettiği gibi olurdu: kendi çıkarları için!
Eyüp: Olur mu öyle şey! Ben kesinlikle günah işlemedim, ben nasıl günahımı itiraf edeyim? Hatta benim davranışlarımda hiç bir değişiklik yok. Eskiden Tanrı beni kutsuyordu, bereketli bir hayatım vardı. Eğer değişiklik varsa, o da Tanrı’nın tavrında. O haksızlık ediyor bana. Sanki ben suçluyum o da savcı ve yargıç. Keşke benim avukatım olsaydı! More >

